Hiç olmazsa kalan sağlara bakın!


Ligin 8. haftasını geride bıraktığımız bugünlerde her geçen gün şanlı Elazığspor prestijini de, gücünü de kaybediyor. Sezonu sancılı açan Elazığspor’da bir türlü işler yoluna girmiyor. Kartopu büyüyor, büyümeye de devam edecek gibi… 

Takım kaptanlarından Mehmet YİĞİT’in genç futbolcular ile yumruk yumruğa gelecek kadar kavga etmesi, kulüpten maaş-peşinat vs. alacaklarını alamayan futbolcuların isteksiz tavırları, gerek tribüne gelen gerekse de stadyuma gelmeden sosyal medyada mevcut yönetime istifa çağrıları; kulüp başkanı Sayın İrfan YUMAKGİL’in sağlık ve sosyolojik yapısını bozmuş olacak ki, kanımca: kendisinin de tasvip etmediği bazı davranışları sergilemeye başladı. 

İrfan başkan istifa ederim fakat; “Bu takımı hırsızlara teslim etmek istemiyorum” demişti. İnanıyorum kendisine, gerçekten samimi olduğuna ben inanıyorum. Bu takımın samimi, dürüst ve düzlüğe çıkaracak kişi veya kişilere ihtiyacı var. İrfan YUMAKGİL başkanın dürüstlüğünden ve samimiyetinden şüphem yok… Fakat düzlüğe çıkaracak gücü de, yönetimi de yok. Eee ne olacak peki? Bu üç şartı yerine getirecek kimse yok mu? Yakın zamanda da görünmüyor. Şayet olsaydı, beş ayda üç başkan değişmezdi. 

Takımda da, şehirde de eski günlerdeki gibi “O” eski hava yok. Soruyorum bazen maddi durumu iyi olupta, spor yöneticiliği yapabilecek kişilere, yeni güçlü bir yönetim olsa girer misiniz? İnanın 10’da 0 gibi, yok hayır düşünmüyorum! Cevabını alıyorum. Maalesef böyle acı bir tablo var. 

Tabiri caizse “Devlet versin” mantığı hakim aziz şehir Elazığ’da… Elazığspor eriyor, son nefesleri diyen bir çok basın mensubu ve ilgili arkadaşlar, haftalardır aylardır yazıyorlar. Artık yazmanında faydası olmayacak, uyarmanın da, çünkü zaman olarak kullanılacak kredi de kalmadı. 

Kulüp lisansı öyle böyle alındı. Emeği geçen herkesi tebrik etmek gerekir. Fakat en büyük sorun FİFA’daki borçlar bunların yaptırımları ve cezaları çok ağır olur. Bunu yanı sıra mevcut futbolcular ile öyle yada böyle maçlara devam etmek zorundayız. Ama orda da çok büyük sorunlar var. Geçtiğimiz sezonun belki de ligin en iyi orta saha oyuncusu diyebileceğimiz, Elmar bu sezon hiç ortada yok, Tatos istese maç alabilecek kapasitesi var. O’da eski günlerini aratıyor. Örnekleri çoğalta biliriz. 

Mevcut futbolcuların mental sorunları çözülmeden yola devam etmenin hiçbir faydası yok. Hadi tahtayı açamadık, transfer yapamadık, bütün bunları anlarımda; yola devam edeceklerimiz ile bari barışık olalım. Transfer yapsaydık belli bir meblağ ayıracaktık. Bu meblağı içerdekilere dağıtıp, takımın motivasyonunu bari sağlayalım. Bu durum inanın ciddi bir kenetlenmeyi ve mücadeleyi beraberinde getirir. 

Bununla beraber takıma monte edilmiş gençlerin, kazanma alışkanlığı ve maç oynama tecrübeleri ilerki yıllar adına önemli bir kazanım olarak Elazığspor’a dönecektir. Oradan şu sesi duyar gibiyim. Bu yönetimde bırak transfer yapacak parayı, içerdekilere verecek para bile yok… 

Durum böyle ise yine aynı noktaya geliyoruz. Yukarıda belirttiğimiz üç önemli şartları taşımak bugün bu şartlarda Elazığspor yönetiminde bulunması gereken olmazsa-olmazlardan olmalı…  Yoksa durum vahim… Yoğun bakımdaki bir hasta en fazla kaç gün gün yaşayabilir ki… Yorumu siz değerli okurlara bırakırken, milli maç arasının, sorunların çözülmesi için umarım bir fırsat olur.
Selam ve saygılarım ile…

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Ara

LİDERLİK GÜÇLÜ KILMAKTIR...

14Ara

KONUŞAN ÇOK...

12Kas

Oh be! Helal olsun size...

23Ekm

Bir tık öne geçer

10Ekm
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.