HARPUT TÜRKÜLERİ'NİN AĞABEYİSİ


Yıl 2004...

Harput Türkülerinin Efendisi Özer Gözler Ağabeyimden bir telefon aldım:

"Akşam yanıma uğra..."

Alışmıştım O'nun çağırmalarına... Yine arşivinden yeni bir türkü bulup bana dinletecekti.

Gazi Caddesi Erzen Pasajı'ndaki müzik stüdyosundaydım...

Kulaklıklarını kulağında gözlükleri gözünde yine dinliyordu.

Kafa işaretiyle oturmamı istedi. İşine çok sadıktı. Elindeki iş bitmeden benle konuşmazdı.

Hoşbeşten sonra büyük bir heyecanla yeni projesini anlatmaya başladı.

"Bu aralar neler yapıyorsun?"

- İş güç işte... Özel bir şey yok...

- İyi o zaman... Elazığ Türkülerinin öykülerini kaleme al.

- Hayırdır?

- Sen öyküleri yaz... Bende kasete alayım. Önce öyküler anlatılacak sonra arkasından türküsü seslendirilecek. Farklı bir çalışma olacak.

Evet... Farklı bir çalışmaydı. Sanırım Türkiye'de örneği olmayan bir projeydi.

Başladım çalışmaya... Önce mevcut olan öyküleri toparladım. Onları daha da genişletip günümüz Türkçesine uyarladım. Hatta daha da ileri gidip kurgulaştırdım. Sonra daha da olayı derinleştirip, halk arasında anlatılanları kaleme döktüm. Yaklaşık 3 aylık bir çalışma sonunda güzel bir çalışma oldu. 33 Türkümüzün öyküsünü derleyip toparlayıp yazmıştım.

Büyük bir heyecanla Özer Abiye teslim ettim. Bir kaset düşünen Özer Abi, 33 türküyü görünce 2 kasette karar kıldı. Büyük bir titizlikle seçme yaptı. Her şey hazırdı. Öyküleri ise o dönem radyo spikeri Figen Aktepe kardeşimiz seslendirdi.

Kaset demoları hazırdı. İzinlerde alınmıştı. İstanbul'a baskıya ve çoğaltmaya gönderilmişti.

Özer Abi, kasetler gelene kadar hazırlanan öyküleri kitaplaştırmamı söylemişti.

33 öykünün yanına, yeni öyküler ve Elazığ Mahalli Sanatçılarının özgeçmişlerini de yazarak ufak bir kitapcık hazırladım. Sevgili Ekrem Katı ile birlikte kurduğumuz Çayda Çıra Yayıncılık'da baskıyı gerçekleştirdik.

İstanbul'dan gelen kasetlerle birlikte kitapları da satışa çıkardık. Yoğun bir ilgi gördü.

Öyle ki kitapların 3. baskısını yaptık.

Satıştan ziyade Elazığ kültür arşivine yeni bir hazine kazandırmıştık.

Bu ve bunun gibi birçok kültürel çalışmada Özer Gözler'in imzası vardır.

O bir Elazığ sevdalısıydı.

Elazığ Türküleri O'nunla hayat buldu.

Nice yok olmaya unutulmaya yüz tutmuş türkülerimiz yeniden hayat buldu.

Son yıllarda makara teyplerdeki eski türkülerimizi bilgisayar ortamına aktarıyordu.

O çalışmalar esnasında da zaman zaman bir araya geldik.

Yeni bulduğu bir türküyü veya yeni bir sesi büyük bir heyecanla bana dinletti.

Hatta Elazığlı mahalli bir bayan ses olan "Sündüz Hanım"ı da bana dinletti.

"Sündüz Hanım"ı çok araştırdım ama bulamadım. "Sündüz Hanım" sadece Özer Abi'nin bilgisayarında kaldı.

O'nun vefatı Elazığ için büyük bir kayıptır.

Nur içinde yat. Mekanın cennet olsun.

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Ağs

Başkan Abla…

09Şub

NACİ SÖNMEZ

30Oca

MADEN TAŞINMIYOR...

23Oca

’COME TO’ ÇILGINLIĞI

26Ara

TBMM’DE YILBAŞI TATİLİ

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.