Seçim, seçin, geçim…


İnsanoğlu doğumundan itibaren İlahi lütuflarla karşı karşıyadır. Doğumla dünyaya gelen insanoğlunun dikkat çeken ilk hareketi ise ağlama...
Daha çok biyolojik ve hilkatin gereği olan bu ağlama kim bilir yeni bir mekân olan dünya hayatının meşakkatine, yaşanacak sıkıntılara, hasletler, hassasiyetler ve duygulara mı acaba?
İlk günden itibaren İlahi hikmet ve nimetlerle insanoğlu hayatın gereği, öğrenme- öğretilme denilen eğitim, deneme- yanılma denilen fiiliyat, en yakın anne olmak üzere yakın destek alma gibi değişik şekillerle hayatı öyle ya da böyle öğrenerek başıboş yaratılmadığından hareketle üzerine düşeni ve hayatı idame etmenin gereğini yapmaya çalışır.
Bu süreçte kişi bireysel hareket ettiği gibi zaman zaman grup, toplum psikolojisi ile hareket eder ve bazı kurumsal yapı, sivil toplum kuruluşları, iş hayatından kaynaklanan meslekler ve bazı kurallarla karşı karşıya kalır, görevlere talip olur ya da kendisine görev verilir.
Milletvekili seçimleri, yaklaşan mahalli idare seçimleri çerçevesinde durumu değerlendirmek gerekir. 
Bir de yıllarca Başkent bürokrasisini; idari, siyasi, bürokratik, sivil toplum yapılarını, makale ve köşe yazarlığını, Türkiye, memleket ve yurt dışı bilgi, birikim, tecrübe ile değerlendirme adına Kalemin haklı gerekçeleri var.Malum bir insana hizmeti bütün insanlığa hizmet sayar, ilmin sadaka ve zekâtını vermeyi de ihmal etmeyiz. Memleketinizden kopmamışsınız ve memleketinize hizmet ediyor ve memleketinizi de seviyorsunuz, Başkenti iyi tanıyorsunuz, milletvekili danışmanlıklarında bulunmuşsunuz, basın danışmanlığı yapmışsınız, TBMM’nin birçok biriminde bileğinizle çalışmışsınız; TBMM’ne bağlı KDK’nın koordinasyonunda bulunmuşsunuz, TBMM’de komisyonlarda görev yapmışsınız, bakanlıklarda özel kalem müdürlüğü yapmışsınız, bazı spor federasyonlarında yönetim kurulu üyeliği yapmışsınız, önemli projeleri yürütmüşsünüz, İdareci ve Bürokratlar Birliği Derneği gibi önemli bir sivil toplum kuruluşunu kurarak başkanlığını yürütüyorsunuz… Bunları arttırabilirsiniz.
Yani ağzı olan değil, bilen ve yaşayan konuşsun diyor ve hakkımızı hizmetkârlıkla ifade etmek istiyoruz. Gelelim söz konusu milletvekili aday adaylığına, adaylığına…
İdare, yönetim, bürokrasi, siyaset, politika…konuları belki de bilgi sahibi olunması gereken ilk alanlar. Bunu da bir noktada seçimler vasıtasıyla aday adaylıklar ile adeta beni bizi seçin anlamına gelen faaliyetler başlar. Elbette kanunlar, kurallar çerçevesinde kişi ya da kişiler herhangi bir başkanlığa, milletvekilliğine aday adayı, aday olabilirler, bu da oldukça tabii bir haktır, tercihtir ama?
Bunlar yeterli mi? Elbette değil.
İnsani, inanç, kültürel değerler, duygular, halkla ilişkiler, yatırımlar, insan ve toplumsal yapıyı, memlekette- Türkiye’de ve dünyada olup biteni yakından takip edip değerlendirebilen, iyi bir izleyici, gözlemleyici, olaylar arasında sebep sonuç ilişkisi kurabilen, çok kısa zamanda erken ve doğru kararlar alabilen, soğukkanlı, risk alabilen bir yapıya sahip olmak gerekir.
Bilgi, birikim, tecrübe. Vukufiyet, ehliyet, liyakat. Bir alanda, konuda bilgi sahibi olmak ki emanet ehline verilsin. Liyakat yeterli mi, bir konuda bilgi sahibi olmak yeterli mi?
Karşıdakini anlayabilmek, onun seviyesine inebilmek, sabırlı ve anlayışlı olmak; duygular, hassasiyetler, duyarlılık, ulaşılabilirlik, anlaşılabilirlik,  kendini karşıdakinin yerine koyabilmek-empati. Yani şekilden öte insan olabilmek. Makamların, rakamların büyüsünden öte alçak gönüllü olabilmek. 
İnsanları sevebilmek, hizmetçi olmaktan, hizmetkârlıktan gocunmamak, hasbi olmak, samimi olmak, sadakati yabana atmamak, güvenilir olabilmek, değerlerinden taviz vermemek…
Makamların emanet, vekâlet, temsil makamları olduğuna inanmak.
Koltuğa yapışmak yerine yakışmak, koltuğun şekil verdiği değil koltuğa şekil veren birisi olmak.
Ben merkezinden öte eleştiriye açık olmak, her insanın bir değer olduğunu ve kendisine değer kattığına inanmak, ekip ruhu denilen birlik ve beraberliğe önem vermek…
İletişim ve teknolojinin marifetlerinden ve projelerden azami istifade edebilmek, kaynakları bilmek ve kaynakları kullanabilmek.
Yani kendinizi, seçim bölgenizi, vatanınızı temsil noktasında olduğunuza inanıyorsanız, hatta Türkiye’yi bir umut görenleri hayal kırıklığına uğratmayacağınıza inanıyorsanız, emanet ve vekâletin ne anlama geldiğinin bilincinde iseniz;inançlı, azimli ve gayretli iseniz, kendiniz ve seçmeninizle güçlü bir bağ kurduğunuza ve bu bağın devam edeceğine inanıyorsanız; siyasi, ekonomik maddi ve manevi gücünüzün olduğuna inanıyorsanız, kazanmak kadar kaybedeceğinize ve siyasetin uzun soluklu küsülmemesi gereken bir meslek olduğuna inanıyorsanız, siyaset adına manen ve madden hazır olduğunuza inanıyorsanız tercih ve karar sizin elbette.
Ülkemizin içerisinde bulunduğu milletvekilliği genel seçimlerinin adaylar, seçmenler, ülkemiz, İslam Alemi, mazlum ve mağdur coğrafya ve insanlık adına hayırlı olması temennisiyle…

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Haz
08May

Seçim, seçin, geçim…

11Nis

Liman mı, limon mu? Lima(o)n…

24Mar

BENZER MUHAREBELERİN SIRRI

10Mar

TERÖR-İST

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.