TARİHLERDE İNSANA RASTLAMAK


Yaratılışından itibaren insanın duyduğu gıda, barınma, sağlık, güvenlik, mutluluk, üzüntü, korku… gibi maddi ve manevi ihtiyaçlar; hiç değişmedi.

Değişen daha iyi şartlara sahip olan, imkânların daha el verdiği bir hayat seviyesine gelebilmek. Yani genel anlamda refah düzeyinin daha iyi hale gelmesi dünyanın kurulduğu ilk günden itibaren değişme ve gelişme çerçevesinde gözle görülebilen bir farklılık ve farkındalıktır. Burada değişen gıda, barınma, sağlık, güvenlik, mutluluk, üzüntü, korku… gibi maddi ve manevi ihtiyaçların şeklinin, düzeyinin, talebin, yaşam tarzının değişmesidir.

Tarihsel süreç içerisinde kısa bir değerlendirme yapmak gerekirse;  yaşamamak için zorunlu olarak ihtiyaç duyulan gıdanın bugün aynı yerleşim yerinde bile farklı lezzetlerin yarışması, hatta kıtalar ötesindeki bir gıda maddesinin markalaşarak servis edilmesi; yırtıcı hayvanlardan ve şartlardan korunmak adına mesken tutulan mağara türü yerlerden bugün ihtiyaçtan öte değişik zevklerin de sunuldu evlerin tercihler sıralamasında yer alması fark edilebilir bir değişikliktir.

Yine manevi olarak dar kalıpta ele alınan bazı manevi kavramların değişik isimlerle ele alınarak hem tedavi edilmesi, hem de yeni manevi sorunların varlığı da göz ardı edilmemesi gereken bir durumdur.

İnsan için daha iyisi, her şeyin en iyisi İnsan için daha müreffeh bir hayat.

1900’lü yılların başlarında başlayan bir bunalım, savaş dönemi sonrası kurulan yeni bir devlet; Türkiye Cumhuriyeti…

Uzun, meşakkatli, mutlu, hüzünlü, bedellerin ödendiği çalkantılı, virajlı dönemler.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen kalkınma ve yatırımlarla birlikte giderek büyüyen, gelişen bir ülke Türkiye…

Resmi olarak on altı devletle temsil edilen yüz yaşını aşan tarihin silinmez sayfaları, koca bir çınar; Türkiye…

İki binli yıllara da sancılı ve sorunlu giren bir Türkiye. İki binli yıllardan uzaklaştıkça da IMF başta olmak üzere borçlardan uzaklaşarak, değişmeye ve gelişmeye doğru adımlar atan bir ülke; Türkiye…

Bireyden tutun topluma, hatta devletlere kadar sosyal refahın, sosyal adaletin, sosyal hukukun, yatırımın, kalkınmanın ön planda olduğu sorunsuz, huzurlu, mutlu, hiç değilse ekonomi(k) bir hayat...

Özelden genele, genelden özele; bireyden devlete, devletlerden bireye kadar belki de geçerlidir bu hususlar…

Bu kapsamda da Türkiye’nin yatırım ve kalkınma ile dünyada kendinden söz ettirdiği de bir gerçek. Dün gıpta ile bakılanlara bugün Türkiye yapıyor. Sultan Abdülhamit ile başlayıp yarıda bırakılan birçok proje yeniden hayat buluyor, imar, ulaşım, teknoloji gibi birçok alanda değişik eleştirilere rağmen Türkiye önemli adımlar atarak ekonomisini büyütüyor. Hatta birçok devlet Türkiye’nin bu ilerlemesinden oldukça tedirgin. Bunun için de iç kargaşalık çıkarmak, kargaşa oluşturmak gibi yollara tereddüt etmeden gidilerek Türkiye’nin önü tıkanmaya çalışılıyor.

1923 kuruluş, 2013 geçen yüzyıl, asır 2015. Hedeflenen 2023’ler, 2071’ler…

Maddi noktada gözle görülen bir yatırım, kalkınma, hamle var. Hatta bu anlamda 2023 tarihi dillerden düşmüyor. İdare ve bürokrasi anlamda da bir şeyler yapıldı, yapılıyor.  Kısa bir şekilde belirtmek gerekirse; Yatırım, kalkınma, mal ve hizmet alanında öyle ya da böyle bir şeyler, iyi şeyler, takdir edilecek şeyler yapıldı.  Ama…

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Haz
08May

Seçim, seçin, geçim…

11Nis

Liman mı, limon mu? Lima(o)n…

24Mar

BENZER MUHAREBELERİN SIRRI

10Mar

TERÖR-İST

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.