AL GARISI


   Eski çağalar birezim saftirik mi olilerdi, ne? Büyüklerimiz bizi hep kandırır, korkuturlardı. Şimdiki yeni yetme çağalar, bunları yemi. Ellerinde tabletler, bilgisayarlar, cep telefonları, fildik fıldik dolaniler. Onlara kül yutturmak goleyı mı? Bizim kuşağın çağaları çoh talihsizdiler. Heç bişeleri yohtu. Dünyadan bi haberdiler. Gazete bile yoktu. İki gün sonra gelirdi. Şimdi yeni yetmeler,”Vula ele şey mi olur? Gazete dediğin sabah erkenden bayi de olur” diyeceklerdir. Yoh. Ele sizin dediğiniz gibi değil. Öyle, yeni çıkmış fırından, sıcağı sıcağına haber okuyamazdık. Kulahtan kulağa, haberci Hacce’lerin aktardıkları, yalan, yanlış haberlere inanırdık. Zaten dedikoduculuk da, mahalle kavgaları da bu yüzden başını alıp gitmişti. Geçen gün Çanakkale’de sokaktan geçerken, bir de ne görelim. Mahalle kavgası. Kaç senedir hiç görmemiştik. Duymamıştık. Aslında buralarda hiç olmazdı. İki kadın, kapının önünde oturuyorlar. Üst kattan bir komşu, pencereden ver yansın ediyor. Yan tarafta bir amca, Pijaması ile kapısının önüne çıkmış. Kendi kendi söyleniyor. Doğrusu çoh hoşuma gitti. Niye yalan söliyem. Acaba, bizim Elazığ’da da, hala bu mahalle kavgaları yapılıyor mu? Hiç unutmam. Bizim Perçençli bir komşumuz vardı. Anamla atışırlardı. Birisi bir şey söylediğinde, karşısındaki de,”Ür,Ür” diye karşılık verirdi.Öyle veya böyle.Kavga mavga yapılırdı ama, güzel günlerdi. Neyse.Konumuza gelelim..Geceleri görünen, Al Karısı vardı. Bize öyle gorhuturlardı. Al garısı,şıvıt,ecinni.Daha ,küçük çağa iken,bunlardan gorhardık.Tabi ki,birezim böyüdükten sonra, ,Ecinni,Mela Cinni ,Topal Cinniyi, Kör cinniyi kimse, takmazdı. Hepimiz. Cin gibi çocuklar olmuştuk. Yine çağa iken,”Ayahta yemek yemeyin. Altınızdan şeytan götürür”.Tandır Ekmeğinin altındaki yani, kara unları yememiz için,”Yeyin vula.Yeyin ki,gara gurttan korhmayasız”gibi,çağa kandırıcı hikayeler de kullanılırdı.Aslında ebeveynlerimiz, haksız da sayılmazdılar.Bizim gibi Erçel çağalar,öyle tehditten,zoppadan anlamazlardı.Görünmeyen şeylerden korkarlardı.Daha bir çok korkutucu hikaye vardı.Geceleri anlatırlardı.Uyuyamazdık.Dedik ya.Görünmeyen şeylerden gorhardık.Eski günleri anlatırken,bazılarının “İşi biraz abarttınız” dediklerini işitir gibiyiz.Vallahi abartmıyoruz.Televizyon yohtu.Televizyon çıktı.Bu sefer uzaktan kumanda yohtu.Evlerimizde  telefon yoktu.PTT ye giderdik.Buzdolabı yoktu.Hazır buz alırdık.Kalorifer yoktu.Odun sobası,kuzine ile idare ederdik.Anlayacağınız, o günlerden bu günlere,epeyi mesafe kaydettik.Şimdi her şey yolunda gibi görünüyor,Ama,yıllar sonra ,bu günler içinde,yokluktan bahsedilecektir. Yaşayanlar görür elbette.

   Ol deyince ol’duran Yüce Mevla, bizleri hayırlı günlere ulaştırsın, inşallah, Sonuçta, veren de o, alanda o.Mülkün sahibi Allah(c.c).Ne demişler.”Mal sahibi, mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi. Mal da yalan, mülk de yalan. Al biraz da sen oyalan”. Allah(c.c) yar ve yardımcınız olsun. Allah’a(c.c) emanet olunuz.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
26Tem

Okkoşh!

15May

Vefalı Elazığlı

08Oca

Kavurma!

30Ekm

MASTARSPOR

21Ağs

NEREDEN NEREYE!

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.