HIRHIZLIK!


Başlığı mahsustan Hırhızlık diye yazdık. Elazığ diliyle. Hırsızlık deyince aklınıza, mal, mülk çalmak gelmesin. Bu anlatacağımız hırsızlıklar masum hırsızlıklardır. Eskiden bütün çağalar bu hırsızlığı yaparlardı. Yalan mı? Hırsızlık yapmayan el kaldırsın bakalım? Anlatacağımız hırsızlık, meyve sebze hırsızlığıdır. Yoksa para pul vs olamaz. Niye yapardık bu hırsızlığı hala anlamış değiliz. Evimizde yok muydu? Az da olsa vardı elbette. Keza hırsızlık yaptığımız şeylerin maddi değeri de, çok cüziydi. Bizim Bölge Mahallesi, meyve, sebze hırsızlığı için birebirdi. Zira evlerimizden sonra her yer boştu. Şu anda Üniversitenin olduğu yer tarlaydı. Hatta bizim futbol sahamızdı. Onun altında bulunan Viroloji Enstitüsü bizim için çok verimli bir yerdi. Virolojinin bahçesinde envayi türlü meyve bulunurdu. Bunlardan en güzeli ise kirazdı. Taş duvarın üzerinde dikenli tel olmasına rağmen, çevik bir hareketle bahçeye sızar, malı götürürdük. Yanlış anlaşılmasın. Çaldığımız meyve sebzeleri oracıkta yerdik. Eve götürmezdik. Nasıl götürürsün ki? Nereden aldın diye sopa yerdik. Yiyeceğimiz kadarını alırdık. Telef de etmezdik.Bazen bekçiye yakalanma riski de olurdu. Bir iki zoppa yer kurtarırdık. Dedik ya, Bölge mahalleli olup da, Virolojiden meyce hırhızlığı yapmayan yoktur. Kimse inkâr etmesin. Tabi ki başka mahallelerden hırhızlık yapmak için gelenler olmazdı. Çünkü buralar bizden sorulurdu. Öyle gelip bizim mahallenin sebzesini meyvesini çalmak kolay bir iş değildi. Racona tersti. O zamanlar kılıcımız keskindi. İki tene kiraz için adamı haşat ederdik evvel Allah. Çağaydık. Gençtik. Delikanlıydık. Belki de yaptığımız iş haramdı. Lakin bizler bu hırhızlığı masum bir iş, göz hakkı olarak görürdük. Bu arada güzel bahçaları olan komşularımızın meyvelerinin de tadına çaktırmadan bakardık. Mahalle içindeki hırhızılğı, güpegündüz yapma şansımız olmadığı için geceleri yapardık.

            Sizler bu hırhızlıkla ilgili yaşadığımız bir olayı aktaralım.Bölge mahallesinden,aşağı yukarı 11-12 kişi,yaklaşık 5-6  kilometre uzakta olan Holvenk bağlarına hırhızlığa gittik.Şimdiki mesire yeri olan dereyi aştık.Dağlardan geçerek holvenk  bağlarına eriştik.Herkes bir yere daldı.Üzüm,kavun karpuz,domates,biber ne varsa koparacağız.Birisi aşağıdan bağırıyor,”Vula gelin.Burada çok böyük garpuzlar var”.Diğeri bu yana gelin diye haykırıyor.Allah sizi inandırsın daha tek bi şey koparmadan,ortaya bir herif çıktı ki, Guliver gibi.Heybetli.Boyu uzun.Güreşçi,pehlivan gibi.”Ula siz benim evimi mi yıhmaya geldiz p…ler” diyerek huruç harekatı başlattı.Biz kalabalığız,ama hem çağayız, hem de suçluyuz.Her ne kadar daha bir mok yememişsek de,niyetimiz kötü.Bir araya gelsek adamı haklarız ama, başladık kaçmaya.Biz yaklaşık on iki kişi önde,tek başına adam arkada.Dereyi aşıyoruz.Tamam işte vazgeçti demeye kalmadan bir de bakıyoruz ki,adam çıktı ortaya.Tabi ki bizler idmanlıyız .Eyi de koşuyoruz.Fakat adam inat etmiş bir kere.Bizimde üzerimizde o gün yeşil bir gömlek var.Adam arada sırada nefeslenip “Ula yeşilli yeşilli.Seni yakalarsam ananı seveceğim” diye bağırıyor.Haliyle  bizde aynı minval üzerine cevabı veriyoruz.Neyse.Mahalleye kavuştuk.Herkes evlerine dağıldı.Gündüz ama eve kaçtık.Kimimiz çatıya.Kimimiz kümese, saklandık.Bu arada adam dışarıda, bizim işçiler sokakta ,bir ileri bir geri gidip geliyor.Ne inat adammış.Yahu koskoca adam, 5-6 kilometre yolu nasıl koşup geldin.Hayret edilecek bir şey.Adam sokakta dolaşıyor ama,gözü de evlerde.Gorhudan altımıza edeceğiz.Aslında ,adamın bizi dövmesinden çok,babalarımızın hırhızlık  yaptığımızı öğrenmesinden korkuyoruz.Bu sırada rahmetli babam sokağa girdi.Adamı tanıyormuş.Hoş beşten sonra,”Yav Memet efendi.Bu o… çocukları eğer görmeseydim evimi yıhacaklardı.”diyerek derdini anlatmaya başladı..Babam da,”Vay namussuzlar” diyerek bir okka da o çekti..Babam eve geldi.”Ula Holvenk bağlarına hırhızlığa gitmişler.Siz de gitmediz değil mi?”Yok dedik ..Gidermiyiz hiç.Bizim bağımız yok mu?Niye gidek ki?.Bir anlasa, bi araba zoppa hazır.

              Çocukluk halleri işte. Vula evizde üzüm mü yok? Karpuz mu yok? Ama o zamanlar hırhızılğın dadı başka olidi. Şimdiki çağalar, meyve, sebze çaliler mi çalmiler mi bilemük. Eski çağalırın halı başkaydı valla.

            Önümüzdeki günlerde kutlanacak olan Cumhuriyet Bayramınızı kutluyoruz. Bu vesile ile Cumhuriyetin kurucusu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ve aziz şehitlerimizi minnet ve şükran ve rahmetle anıyoruz. Allah (C.C)yar ve yardımcınız olsun. Allah’a (C.C)emanet olunuz.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
13Ekm

Böyük Abe, Bünyamin

26Tem

Okkoşh!

15May

Vefalı Elazığlı

08Oca

Kavurma!

30Ekm

MASTARSPOR

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.