CUMHURİYETİN İLANI


 CUMHURİYETİN İLANI

Küreselleşen dünya düzeninde, tarihimizin, gelenek göreneklerimizin, inançlarımızın bazı batılı devletler tarafından sinsice tartışılmaya açıldığı, bunun da demokrasi ve insan hakları adına yapıldığı ve sonuçta ülkemizin parçalanarak, federatif bir yapıya zorlandığı bu dönemde, Cumhuriyetin ilan edilişinin 92. yılını bütün yurtta, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ve yabancı elçiliklerde hep birlikte kutlamaya çalışmaktayız.

          Ne yazık ki, tekerrür eden tarihi şartlar bizi ikinci bir kurtuluş savaşı vermeye zorlamaktadır. Geçmişte Osmanlı Devletine yaşatılan şartlar ne idiyse, bugün de aynı ortama sürüklenmekteyiz. Bu nedenle,Atatürk’ün I. Dünya Savaşı’nda söylediği şu sözleri ile başlamak istiyorum;

 “Eğer bu millet, bu memleket parçalanacak olursa, genel şerefsizliğin enkazı altında şunun bunun şahsi şerefi de parça parça olur.  Biz bu genel şerefi kurtarabilmekiçin, harekete geçen millete ruhumuzla katıldık. Katılmamıza mani olabilecek şahsi rütbeleri, mevkileri makamları da genel şerefi kurtarmaya yönelik bir gaye uğrunda feda ettik… Bunu anlamayıp da, hâlâ milleti kendi kafalarının keyfine göre idare etmeye kalkışan kuvvetler artık birer belâdır. Belâ çekmeye de bu milletin tahammülü kalmamıştır.” Demiştir. Bu millet el ele vererek, her türlü zilleti, esareti ret ederek yıkılmış bir devletin külleri arasında yeni bir devlet kurarak cumhuriyeti ilan etmiştir.

Cumhuriyetin ilânı demek, Türkiye’nin yok olmaktan kurtulması, milli devlet olarak bugünkü topraklara sahip olması demektir.

          Cumhuriyetin ilanı demek,  milletimizin en karanlık bir döneminden, yine en şerefli bir şekilde ayağa kalktığı bir dönemdir. Cumhuriyetin ilanı, Türk ulusunun var olma, millet olma ve ölümden kurtulmanın ilanıdır. Cumhuriyetin ilanı bu topraklara sahip olma mücadelesinin önemli bir temel taşıdır.

Cumhuriyetin ilanı demek, Mustafa Kemal ve arkadaşları sayesinde, Kurtuluş Savaşı sürecini bütün dünyayı hayranlıklar içerisinde bırakarak muzaffer bir şekilde sonuçlandırdığı bir dönemdir. 

Bu karanlık dönemde olup bitenleri layıkıyla bilemezsek, anlayıp idrak edemezsek Cumhuriyet Bayramı'nın önemini tam olarak anladığımızı söyleyemeyiz.

Ben sizlere kısaca tarihi kronolojiyi bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

1914- 1917 yılları arası Birinci Dünya Savaşı sonucunda 600 yıllık Osmanlı Devleti’nin haritadan silinmesi ve geriye kalan Anadolu topraklarının İtilaf Devletlerince “Sevr Antlaşmasıyla” paylaşıldı.

"15 Mayıs 1919 İzmir işgâl edildi.

19 Mayıs 1919 da Mustafa Kemal ve silah arkadaşları vatanın kurtuluşu için Samsun’a çıktı.

18 Mart 1920 İstanbul'da Osmanlı Meclisi (Meclis-i Mebusan) son toplantısını yaptı.

 20 Mart 1920 İtilaf Devletleri askerleri İstanbul'u işgal etti.

 23 Nisan 1920 Ankara'da "Büyük Millet Meclisi" toplandı.

 22 Ağustos 1922 "Sakarya Meydan Savaşı" başladı.

 30 Ağustos 1922 "Dumlupınar Meydan Savaşı" kazanıldı.

 9 Eylül 1922 Türk ordusu İzmir' i işgalden kurtardı.

 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması imzalandı.

29 EKİM 1923 Cumhuriyet İlan Edildi.

20 Nisan 1924 "TC Anayasası" kabul edildi ve Anayasa ile birlikte bir dizi yenilik ve inkılaplar yapıldı.

        Görülüyor ki, Cumhuriyet bir gecede ilan edilmiş değildir. Bu "mücadele"de görev alanları, şehit ve gazilerimizi, minnet ve şükranla anarken, onların aziz ruhları önünde saygı ile eğiliyoruz.  Sadece, geçmişe dönük hatırlamalarla, kutlamalarla ve alkışlarla bu saygıyı yerine getirdiğimizi söyleyemeyiz.  Cumhuriyeti meydana getiren "Milli Mücadele ruhunu sürdürmeye mecburuz... Hem dışarıda hem de içeride bu mücadeleyi devam ettirmezsek, bunda başarılı olamazsak, gene "yok olma" tehlikesiyle karşı karşıya kalabiliriz. Tabi ki geçmişimizi yâd ederek, hakkı ile anlayarak, tarihten ders alarak, geleceğimizi kurgulamalıyız. Bunun için de Geriye değil, ileriye bakmalıyız.

     Cumhuriyet bayramlarını başımız dik, gönlümüz ferah kutlayabilmek için yapmamız gerekenler, öncelikle, bir millet olduğumuzu unutmadan, ekonomik bakımdan güçlü bir Türkiye olmayı gerçekleştirmek için hep birlikte çok çalışmalıyız.  Ekonomik güç, askeri güçtür demektir. Askeri güç ise, siyasi güç demektir. Askeri güç aynı zamanda ülkenin güven içinde olmasını ve saygın olmasını sağlar. Bu sebepledir ki, Mustafa Kemal'in önderliğinde başlatılan cumhuriyetin tüm yeniliklerini, ilkelerini korumak, geliştirmek ve sürdürmek zorundayız. Millet olmanın yolu bundan geçer.  Bu da milli bir eğitimle, milli bir ekonomik anlayış ve milli bir hukuk sistemi ile mümkündür.

         Milletimizin hayat şartlarını ve kalitesini yükseltmek hepimizin milli bir davası olmalıdır. Eğer kendi mili gücümüze ve kuvvetimize dayanarak bunları gerçekleştiremezsek, her geçen gün biraz daha güçsüzleşerek, manevi değerlerimizden uzaklaşabilir, bunun sonunda da millet olarak parçalanmaya doğru gidebiliriz.

      Kuvvetli, şanlı, şerefli bir geçmişi ve kültürü olan, Türk Milleti, Yüce dinin de verdiği ilhamla Türkiye Cumhuriyetini, şehit ve gazilerin kanı üzerinde,  milletimizin fedakârlığı ve duaları ile T.C. Devletinin gök kubbe altında kurulduğuna hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır. Bunun en önemli göstergesi de bu milleti birbirine bağlayan çok sıkı ve köklü bağların olmasındandır.

     Bütün gücü ve inancı başkalarından değil, kendi öz değerlerinden ve kendi milli gücünden aldığı içindir ki, bugünlere gelmiş bulunmaktayız. Bu gün başka kültürlerden ilham almak isteyen bazı kesimlere Atatürk’ün şu sözleri ile bitirmek istiyorum ;“Şunun bunun teveccühünden kuvvet alırsanız, halinizi bilmem; Lâkin atiniz – geleceğiniz çürük olur.”  “ Hangi istiklâl vardır ki, yabancıların nasihatleriyle, yabancıların planlarıyla yükselebilsin. Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir.”

        Türk Milletinin bütün sıkıntılardan kurtulması temennisi ile Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun…

Zeynel Abidin BAŞARAN

Final Okulları Öğretmeni

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
22Eyl

Özgüven ve Özdisiplin

08Eyl
24Ağs

Nasıl bir öğretmen?

10Ağs
07Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.