EĞİTİM Mİ ÖĞRETİM Mİ?


”Hayatı aydınlatan asıl olarak sorulardır.” Biz de bugün sorularımızla eğitim üzerinden bir mizansen yapalım dedik. Bu soruları aklı selim cevaplarımızla insan olmanın erdemin yaşayarak, değer yargıları olan, kaliteli, bilgili sorunları yönetip, çözümler sunan kişilikli, millet olma bilincine sahip bireyler ve nesiller yetiştirebiliriz dedikten sonra sorularımıza başlayabiliriz.

İnsan; sosyal, kültürel ve biyolojik bir varlık olduğuna göre, insanın temel ihtiyaçları nelerdir? Neler önceliklerimizdir, neler şikâyetlerimizdir? Toplum olarak en çok ihtiyacını hissettiğimiz insani değerler midir? Yoksa yaşamımızı sürdürme pahasına birçok değerden uzaklaşıp vazgeçmek midir? 

Bu gün toplum olarak hepimizin en çok ihtiyaç hissettiği “şey” insani değerler olduğu bir hakikat midir? İnsanı “insan” yapan değerlerden hareketle, mutlu bir toplum olmayı başarabilecek miyiz? Bu mümkünse hangi koşulda, hangi metotlarla yapacağız. Bu, eğitimle mümkün müdür?

  İnsanların yaparak, yaşayarak ürettiği değerler bütünün hepsi eğitimin bir sonucu mudur? İnsan sürekli öğrenme süreci içinde mi olmalıdır? İnsan beşikten mezara kadar hayat boyu öğrenmek için mi olmalıdır? Yoksa hayat boyu öğrenme mi insan için olmalıdır? Geleceği geçmişe benzeyen bir dünya da, eğitim felsefelerinden hayata uygun uyarlanan yapay eğitim mi?; yoksa yeniden yapılanma felsefesi için mi eğitim olmalı?

Gelecek için bilginin yanlış ve yanılgılarını mı aklamalı, yoksa akla uygun bilgileri mi seçmeli ve geliştirmeli? İnsanın varlık sorunlarını mı sorgulamalı; yoksa insanın dramını mı sorgulamalı? Kişi olarak toplum olarak, etik insani değerlerini açığa çıkarılıp,  anlamayı, kavramayı öğrenmek ve bilgiyi olguyu, doğruyu değerlendirerek hareket etmek mi, hepsinden daha önemli ve daha elzemdir...?

Eğitim mi kültür ve uygarlığı yaşatır,  yoksa kültür ve uygarlık mı eğitimi yaşatır? Eğitim mi toplum üzerinde kurulur?  Yoksa toplum mu eğitim üzerinden? Geleceği düşünebilen, üretebilen akıllı insan türünün kendisi mi belirleyecek? Yoksa tahrip ettiği değerler sonucu tabiatın intikamı ile yok ettiği değerler mi kendisini yönetecek? Toplum değiştikçe eğitim de değiştiğine göre bütün soruların cevabının insan için olduğu bir gerçektir.

Temel kişilik yapısı 0-5 yaş arası belirleniyorsa, karakterimizi öncelikle ailedeki kişiler belirliyor demektir. O zaman olumsuz kişiliklerin vebalini aileye yükleyerek ellerimizi-kollarımızı bağlayacak mıyız? Bireyin eğitimi, okul öncesi aileye, 05-18 yaş gurubu okul süreci devlete, okul sonrası da kendi kendisine mi bırakılıyor? Ya da topluma mı? Sadece toplumsal ahlak kuralları, kişiliği ne kadar belirleyebilir?… Kişiler mi kişilikleri, devlet mi kişilikleri ya da toplum mu kişilikleri belirliyor?

Bu soruyu şöyle de sorabiliriz?  Toplum mu-okulu, okul mu toplu mu, medya mı toplumu, toplum mu medyayı yapılandırıyor? Devlet mi yönetim mi? Yönetim mi, program mı? Programı mı değiştirelim, yoksa yönetimi mi? Yoksa insanı mı…?

Öyle inanıyorum ki, hemen hemen herkes ,bu soruya evet demektedir. Tek kurtuluş eğitimin kalitesini artırmak,  ülke ve dünya konjonktürüne göre eğitim istemimizi kılavuzlamak çağın seviyesinin üstüne çıkarmaktır. Çünkü eğitim, bilinmeyen hikmetleri öğretmektir, eğitim; kirli ayakkabıları çıkarmaktır, eğitim, herkese bilinç düşüncesiyle hizmet etmektir. Eğitim kişinin kendisini okumasıdır, kendisini tanıyarak disiplinlerini terbiye etmesidir. Kişideki disiplinlerini, düşüncelerini hizaya getirmesidir.

Eğitim değişimdir. “Değişimin kendisi değilse eğitim, başka ne işe yarar ki..” diyen İZGÖREN çok haklıdır. İnsanlar doğaları gereği bilmek, tanımak ve anlamak ister. Çünkü anlamak;”Bağışlamaktır” İnsan eğitimle insan olmanın en üst seviyesine çıkar. Eğitimde kalıcı davranışlar model olmakla kazandırılır. Eğitimde yer ve mekân ile psikolojik durumlar ve iletişim göz önünde bulundurularak en uygun yöntemin veya yöntemlerin seçilmesiyle gerçekleştirilir.

Eğitim değişimdir. Hayatın kendisi de değişimdir. İnsanlar doğaları gereği bilmek ister. İnsan eğitimle insan olmanın en üst seviyesine çıkar. Eğitimde kalıcı davranışlar model olmakla kazandırılır. Eğitimde yer ve mekân ile psikolojik durumlar ve iletişim göz önünde bulundurularak en uygun yöntemin veya yöntemlerin seçilmesiyle gerçekleştirilir. İnsanların yaparak, yaşayarak ürettiği değerler bütünün hepsi midir? İnsan sürekli öğrenme süreci içinde mi olmalıdır. İnsan beşikten mezara kadar hayat boyu öğrenmek için mi olmalıdır? Yoksa hayat boyu öğrenme mi insan için olmalıdır?

Bugün bizler eğitim süreci ile yaptıklarımız veya yapamadıklarımız ile baş başa kalırken;  yaptıklarımız için övünen, yapamadıklarımız için dövünen bir konumdan çıkarak, ihtiyaçlarımız ve beklentilerimiz doğrultusunda mutlu olmayı başaran bir toplum olmak için mi eğitim yapacağız? Yoksa sadece sınav sistemine uygun, geçimini sağlayacak bir üst kurumlara yerleşme ve bir mevki, makam kazanmayı hedefleyerek,  sadece bir iş, bir meslek sahibi olmak için mi, başarmaya odaklanan bencil ve her türlü değerlerden uzak nesiller yetiştirerek mi? Yorum siz değerli okuyucuların… Saygılarımla.

Zeynel Abidin BAŞARAN  Final Okulları Temel Eğitim Öğretmeni yukrukzeynel@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
22Eyl

Özgüven ve Özdisiplin

08Eyl
24Ağs

Nasıl bir öğretmen?

10Ağs
07Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.