MUHARREM AYI VE FAZİLETİ (1)


 MUHARREM AYI VE FAZİLETİ (1)

          İslam âleminin kamerî senesinin birinci ayı olan Muharrem Ayı’na girmiş bulunmaktayız.  Muharrem Ayı’nın önemi nedir, Muharrem orucu gerçekten farz mıdır, yoksa vacip veya sünnet midir gibi tartışmalara girmeden, bu ayın inananlara fazladan ne gibi sevaplar getirdiği ile ilgili ciddi bazı kaynaklara dayanarak açıklamaların yapılması ve tüm Müslümanların bilgisine sunulması bence daha doğru olacaktır. Bu düşünceyle aşağıdaki kaynaklara dayanarak, Muharrem Ayı’nın ilk on gününün matem ve oruçla geçirilmesi ile ilgi görüşlerin ve inançların konuşulduğu ve tartışıldığı bu günlerde bir yazı yazma cüretinde bulundum.

          Muhakkak ki her şeyi bilen, işiten ve gören Allah’tır. Her şeyin doğrusu da O’nun katındadır. Yanlış ve ya eksik bilgilerimden dolayı Allah’a sığınır, fazladan bir bilgiyi de söylemekten imtina ederim. Bu konularda bilgi, görgü ve yetki sahibi olanlardan da özür dileyerek, Muharrem Ayı ile ilgili âcizane duygu ve düşüncelerimi haddim olmayarak açıklamaya gayret ettim. Gayret ettim çünkü son günlerde inançları rencide edecek derecede bazı söylemlerle, ötekileşmek isteyenler var. İnat ve ısrarla kendilerini farklı ve apayrı görmeye zorlayanlar var.

          Fikirler ve inançlar oldukça hassas konulardır. Fikirler ve inançların inkâr edilmeye, dayatmaya, zorlamaya, gelmeyeceği açıktır. Fikirler bu şekilde yaşatılamaz ve ya öldürülemez. Her fikri ve inancı kendi tarihsel sürecindeki gelişimine bırakarak, sosyal yaşantımızdaki aldığı yeri saygıyla karşılamamız gerekir. Fikirler ve inançlar, kişilerin arzularına göre değil, kaynağından günümüze geçirdiği evrelerle birlikte, yaşamış olduğu değişiklikleri ve coğrafi etkilerin de getirdiği kültürel değişimle birlikte ve belgelere göre değerlendirilerek toplumsal bilince sunulması lazımdır. Her şeyi, zamanın hakemliğine bırakarak sabretmek daha doğru olacaktır.

           Muharrem Ayı’na girdiğimiz bu günlerde, bazı çevreler bilerek veya bilmeyerek bu günlerin kutsallığına sığınıp, inananları bir birinden uzaklaştırma, zıt kutuplara itme çabası içerisindedirler. Bazı çevrelerde bunu bir fırsat olarak değerlendirip, kendilerini ötekileştirmek isteyenleri hayali hikâyelerle tahrik etmektedirler. Her şeyden önce biz bir milletiz. Kendini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak gören herkes te milletimizin saygın bir ferdidir. Bu duygu da olduğumuz için de zaten biz, Türk Milletiyiz ve ülkemiz ile bir bütünlük içerisinde, yurtta barış dünyada barış ülküsüyle hareket etmekteyiz. Kimsenin inancında, toprağında gözümüz olmadığı gibi, hiçbir millete de bir kinimiz yoktur.

           Bu nedenle Türk milleti tarih boyunca engin hoş görüsüyle, Anadolu topraklarında “Kim olursan ol diyen” Mevlanaları, “Gelin tanış olalım, işi kolay edelim” diyen Yunusları ve ; “Yetmiş üç millete eşit bak” diyen Hacı Bektaşi Velileri yetiştirmiş büyük bir milletiz. Yoksa yüzde doksanı Müslüman olan bir millet olup da, her inançtan ve her düşünceden kesimlerle bir arada yaşamayı başarmış bir millet olur muyduk? Millet olarak, insani değerlere saygı gösterip, adil olduğumuz sürece güçlü bir devlet olacağımızı hiçbir zaman unutmadık ve unutmayacağız… 

              İnançlar, birbirine tahammül ettiği sürece, laiklikteki yerini bulacaktır. Çünkü laiklik sadece din ve vicdan özgürlüğü değildir. Aynı zamanda diğer inançlara tahammül gösterme gücüdür. İnsani değerler ve anlayışıyla saygı göstermektir. Kabul edip etmemek ayrı, saygı göstermek ayrıdır. İslam inançları içerisindeki farklılıklar, bir birinden daha yanlış, daha doğru, ve ya daha düşük ya da daha üstün değildirler.  Sadece bir birbirinden yorum yönünden daha zengindirler. Ancak bu zenginliği abartarak, diğer farklılıkları inkâr ederek, suiistimal etmek, yok saymak ve göz ardı etmek de hiç hoş olmayan bir durumdur.         YARIN MUARREM AYI VE FAZİLETİ                     

                                                                                                 Zeynel Abidin BAŞARAN

Final Okulları Öğretmeni ELAZIĞ

                                                                                                    (yukrukzeynel@gmail.com )   

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
22Eyl

Özgüven ve Özdisiplin

08Eyl
24Ağs

Nasıl bir öğretmen?

10Ağs
07Ağs
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.